19 Ekim 2022 Çarşamba

ASLA EVCİLLEŞMİYECEĞİM... jİjİ

 -Efendim beni kabul edin...

-jİjİ ............

-jiji Hanım Merhaba...

-jİjİ............

-Sahibem yalvarırırım köleniz olayım..

jİjİ.............

-İtaatkarınız olmama izin verin jiji

-jİjİ............

-SİZE ULAŞMAK ÇOK MU ZOR jİjİ'm.. KÖLELERİNİZDEN BİRİ OLMAYI HAYAL EDİYORUM

-jİjİ ADIMI DOĞRU YAZDINIZ.. bu zor değilse..Bana ulaşmak da zor değil.. Hoşgeldin:)

Köle'' kelimesini sevmem.. Hayranım demeyi tercih ederim.. Siz de bana jİjİ'm deyin

-Hoşbulduk Efendim


(( Hikayelerim hep böyle başlar...Ya da Üstteki yanlış isim yazmalar yüzünden başlamaz bile...

BDSM=D= Disiplin.........Adımı doğru yazmak... Dikkat=Özen=Hayranlık))


-jİjİ'm ben ....yaşındayım........Teknisyenim.........şirketinde yurtdışında yöneticiyim..

-jİjİ   Moda Tasarımcısıyım...Bir firmada Tasarım ve Ar ge Yöneticisiyim..

-jİjİ'm hafta sonu ayaklarınıza kapanacağım...Kabul ederseniz size hediye olarak Saat ve Parfüm aldım... Çokkk heyecanlıyım jİjİ'm

-jİjİ  BEN SADECE BİR KUM TANESİYİM... 

AMA KOCA ÇÖLÜN ATEŞİNİ İÇİMDE TAŞIYORUM

Sakin ol....

RUH HASTASI OLMAYA ... HALÜSİNASYONLAR GÖRMEYE HAZIR MISIN....


                                                                                                                    jİjİ



24 Temmuz 2022 Pazar

Köleyi Anlamak Bölüm 1

 Aslında basit gibi görünen ama basit olmasının dışında gayet derin bir konudur köleyi anlamak.  Köle ne ister sorusuna bir çok kişi cevap verebilir. Köle bir şey isteyemez, kölenin istek hakkı yoktur, sahibe ne isterse köle onu yapar, köle emirlere koşulsuz itaat eder, vs diye sıralayabiliriz. Peki kölenin hakkı isteği hiç mi olmaz? Bu soru sosyal medyada da arada ve çokça tartışılan bir konu. Nedense bu konuda sahibeler kesinlikle bir görüş belirtiyor. Bunun nedenine de şahsi düşüncelerimle kısaca değineceğim.

 

Konumuza dönecek olursak;

Kölenin de istekleri vardır. Köle olduğum ve bunu real anlamda yaşadığım için net olarak söyleyebilirim. Köle ilgi ve sevgi ister. Sevgi ve ilgiyi aşk olarak algılamak yerine bir örnekle ile anlatmak daha basit olur sanırım.

“Bir çiçek aldığınızı düşünün. Bu çiçeğe su veriyorsunuz, bakıyorsunuz yanı kısaca ilgi gösteriyorsunuz ve çiçek de karşılığında çiçek açıyor. Köleye ilgi gösterirseniz o da size aşkla şevkle sahibesine yada sahibine itaat eder.” Eğer sevmezseniz bir süre sonra sizin içinde köle içinde bu işkenceye dönüşür. Burada bahsettiklerimi bizzat yaşamış birisi olarak köle de ilgi istiyor.

Köleliği anlamak derin bir konu dediğimde derinlerine inersek, bunu biraz araştırmak gerekir. Köleliğin nereden geldiği, nasıl bu duygunun oluştuğu, hangi durumlarda tetiklendiğini anlamak, araştırmak ve sonucunda ne olduğunu kavramak hem kölenin hem de sahibenin aslında bir nevi görevidir.

Bir fetişin köle olmadığını ve kölelik süreci yerine kendine fetiş demesi ve bunu bilmesi gerçekten bazı şeyleri kavramış olmasını ve buna bağlı olarak kendini “köle” olarak nitelendirmemesi gerçekten doğru bir karardır. Şu anda sosyal medya dahil her yerde kölenin tanımı neredeyse tamamen değişti. Sosyal medyada kölenin anlamı şu şekilde;

·       Köle her emre itaat eder.

·       Köle finansaldır.

·       Köle sahibenin ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.

·       Köle itiraz edemez. İsteklerini veya uygulamalarda ( seans ) sınırı sadece sahibesi belirler.

 

2 maddesi doğru olmakla beraber her insanın olduğu gibi de kölenin sınırları vardır. Şimdi biraz daha derine inmeden kölenin Bdsm’deki anlamını kısaca açıklayabilirim;

·       Köle sahibesine veya sahibine itaat eder.

·       Kölenin sorunlarıyla sahibi ilgilenir.

·       Köle domunun ( dominatının sahip/ sahibe olarak algılanabilir) malı olduğunu

·       ve isteklerinin emir olarak algılanması gerektiğini bilir.

·       Kölenin sorunları veya belli düzeyde isteklerini saygı çerçevesinde sahibeyle paylaşmalı. Sahibenin karar yetkisi tavsiyesi emri burada da geçerlidir.

·       Kölenin sosyal yaşantısında domine edilmek yada edilmemeyi seçebilir. Bunu sosyal konumundan dolayı bilinmesini istememe hakkı bakidir.

·       Köle sahibesine itaat etmekle beraber bunun 4 duvarın dışına taşmasını da isteyebilir.

Bunun gibi seçenekleri çoğaltabiliriz. Bu saydıklarım başlıda kölenin olması gereken

konum ve kölenin yapması gerekenlerdir. Sosyal medyada öyle bir hal aldı ki, köle para veren onun dışında bir işe yaramayan bir varlık gibi görülüyor. Varlıktan kastım insan yerine konmaması. “Bir kişiyi köle olarak seçiyor ve sahipleniyorsanız onun ihtiyaçlarını karşılamayı otomatik olarak taahhüt etmiş olursunuz. Sahiplendiğiniz bir köpeğe, kediye, kuşa bakmıyor ihtiyaçlarını karışlamıyor musunuz? Buda böyle birşeydir. Köleye malım diyorsa dom ihtiyaçlarını da karşılamalı” Köle nasıl sahibesinin ihtiyaçlarını karşılıyorsa. İhtiyaç dediğimde tabi ki konunun içine cinsellik de giriyor. En çok tartışılan konulardan birisi de bu değil midir?

Ne kadar tartışılsa da bunun en net çözümü genelde sahibenin isteğine göre değişiyor. Bazı durumlarda sahibe kölenin boşalmaması yada sınırda durmasından zevk alabilir. Tam kontrol 😊

 

 

 Konuyu çok dağıttım toparlayayım.

            Köleliği çözebilmek için başlıca bazı kriterler illaki vardır. Kriterlerin dışında kölenin gerçekten bazı şeyleri kabullenmesi de gerekir. Bu kabullenme süresi; kısa, orta yada uzun bir şekilde gelişebilir, uzun bir süre alabilir. İnsanın bazı şeyleri kendine itiraf etmesi zor olabiliyor. Bunun geldiği yer aslında çocukluktur. Çocukluk döneminde gelişen olaylardan örnek olarak baskın otoriter bir anne veya baskın otoriter bir öğretmen. Gençliğinde baskın otoriter bir işyeri sahibi gibi durumlarda kişi fark etmeden domine ediliyor ve bir nevi köle olarak kullanılıyor. 2 tarafta bunun farkından olmadan hem sahibeliğini hem de köleliği yaşıyor. Buna dikkat ettiğinizde durumun bu olduğunu göreceksiniz.

            Nede kadar farklı şekilde bakmaya başlarsak asıl mesele ve sorunlar da kendiliğinden çözülecek ve anlaşılacaktır.


10 Şubat 2022 Perşembe

Bir Fetişistin İtirafları...

 

Bir fetişistin itirafları...

Bir fetişistin itirafları...
Görsel alıntıdır.

İnternetin hayatımıza bu denli girmesiyle dünyaya açıldı gözlerimiz, ufkumuz genişledi, bireysel vizyonumuz değişti kuşkusuz.
Hep denir ya doğru kullanıldığında dünyaya açılan penceredir internet.
Kesinlikle bu böyle.
Kendi çapımda yıllar yılı internet kullanıcısıyım, kah bilgilenme, kah eğlenme amacıyla günümün birkaç saatini internette geçirmekten keyif alırım. Netteki bazı sitelerde tanışıp ahbaplık-dostluk başlatanları ve hatta daha ileri giderek özel arkadaşlıklar ve evliliklere kadar gidebilen ilişkiler olduğunu duyuyorum zaman zaman.
Geçen gece sıkça girdiğim sitelerden birinde dalmış ekranla ve tuşlarla meşgulken, pat die açılan küçük pencerelerden birinde;
"Dünyanın en güzel kokusu nerdedir bilir misiniz?" diye bir soruyla karşılaştım.
Önce cevap vermedim, sonra soru tekrarlanınca,
"Cennettedir" dedim.
"Bence sizin ayaklarınızdadır." dedi ilgili kişi.
Gözlerim açıldı bir anda, "Ne demekmiş o?" dedim.
"Hiçbir koku o kadar güzel olamaz, izninizle ayaklarınızla ilgili 7 soru sorabilirmiyim size?" dedi,
"Buyrun sorun" dedim.
"Ayaklarınız kaç numara, tırnak  uzatır mısınız, oje sürer misiniz?" gibi sorular sordu.

Gönlümün hoş, işimin boş zamanıydı sanırım diyaloğun genişlemesini göze alarak sorulara evet- hayır gibi kısa cevaplar verdim.
Kullanılmış çoraplarımın  tanesini 50.00 TL. den ve haftada 5 kez alabileceğini, hatta almak istediğini, bu işlemin önce bedelini ödeyip sonrasında benden çorapları kargo etmemi isteyebileceğini söyledikçe gözlerim hayretle daha da açılıyordu.
Önce biraz tersledim ama sonrasında onu anlamaya çalışarak, dedim ki kibarca;
"Burası bir oyun sitesi, oyun puanınız hiç yok, demek ki oyun oynamıyosunuz. Burada bulunma amacınız başka, ama yanlış kişiye yazdınız, benden size o anlamda bir yaklaşım olamaz"
Benim yumuşak yaklaşımımı görünce kişi, kibarca ve sanırım sessizce,
"Ben ayak fetişistiyim, haklısınız oyun oynamıyorum ve burada beni anlayacak birilerini hatta kölesi olabileceğim birisini arıyorum, sahibimi arıyorum..."

***
Yıllar yıllar önce, henüz lise tahsilim bile bitmemişken, üniversitede gazetecilik okuma hayalim vardı, farkı dünyaların insanların yaşamlarını merak ederdim hep, sanki gazeteci olmak bana bu şansı verecek gibi düşünürdüm. Farklı yaşamların içinde genelev kadınları vardı mesela, o zamanlar eşcinseller, transeksüeller  falan gibi daha farklı tercihleri olan ve bu tercihlerinden dolayı ötekileştirilen insanlar olduğunu bilmezdim.
Birden kendimi elimde kayıt cihazı olan gazeteci kimliğine büründürüverdim. Karşılıklı sohbet şekline dönüştü diyaloğumuz.
Ne, nasıl, neden, gibi ardışık  sorular geldi aklıma. Fakat sakin davranarak;
*Yanlış bir laf edip sizi zedelemek istemem" dedim. Ve sohbetin devamında sorularımı özenle seçmeye gayret ederek sordum...
"Elbette" dedi, "Haklısınız farklıyım sizlerden."
"Küçüktüm, annemin günü olsun da misafirler gelsin diye dört gözle beklerdim, eve gelen kadınların ayaklarından başka birşey beni ilgilendirmezdi.  Saatlerce o bayanların ayakkabılarını öpüp koklar, okşardım.
Bir divanımız vardı,  divanın altına yerleşir, saatlerce konukların gelmesini beklerdim sabırla. Daha sonra sessizce kadınların ayaklarını izlerdim divanın altından." Bu bana korkunç haz verirdi.
Peki dedim neden ama, neden böyle bir şeye gerek duydunuz?
"Böyle bir ayrıcalığın farkına varmadığınız için sizler ne kadar şansszıssınız bunun farkında değilsiniz" dedi."Bu bir ayrıcalıktır. Bu muhteşem bir aidiyet duygusudur, köle-sahip ilişkisidir, o anda köle sahibinin gerçek kölesidir, herşeyi yaptırabilrsiniz bir köleye"  gibi benim için hiçbir anlam ifade etmeyen sözler etti.
""Evli misiniz" diye sordum.
Evli olduğunu ve önceleri eşinin sınırsız kölesi olduğunu, ancak son yıllarda eşinin artık ayaklarına hiç bakmadığını, onları ihmal ettiğini, eşine ayaklarına bakması için çok yalvardığını, ama artık özellikle son bir yıldır evde "Ayak" sözcüğünü es kaza bile ağzına almadığını anlattı. Hatta her akşam eve gelirken, eşine süslü çoraplar ve pabuçlar bile aldığını ama artık umudunu kestiğini söyledi. Eşine kırgın ve ondan yılgın olduğunu ifade etti bu sebeple.
"Cinsel anlamda son derece normal bir erkeğim, fakat köle sahip ikilisini oluşturabildiğimde bu olay benim için görev olmaktan çıkar, hem kendimi daha muhteşem hissederim, hem de karşımdakine bunu hissettiririm"dedi.
Kendisini ve iç dünyasını kendi dili döndüğünce anlatmaya çalıştı benim anlamam mümkün görünmese de.
Bu konuşmanın ardından, kibarca vedalaşıp kapattım konuşmayı ve ardından netten fetişistlerle ilgili birşeyler araştırdım.

Bilindiği gibi cinsellikte açlık, susuzluk gibi fizyolojik bir ihtiyaçtır. Çoğu insan vücudunun belirli kısımlarıyla cinsel açıdan uyarılmaktadır. Ancak fetişizmde uyarıcı cansız nesnedir. Yapılan araştırma sonuçları fetişistlerin hemen hemen hepsinin erkek olduğunu göstermektedir. Bu sapma davranışı genellikle iç çamaşırı, eldiven, ayakkabı gibi cansız nesnelere yada vücudun belirli kısımlarına ( el, ayak vs. ) dokunmaktan haz duyma şeklindedir. Genellikle karşı cinse ait kullanılan güzel ayakkabılar, iç çamaşırlar, tuvalet malzemeleri vs. uyarılmaya yol açan örneklerdendir. 

Bazı fetişistler bu uyarıcı nesneleri yanlarında taşımaktadırlar. Mastürbasyon sırasında bunları okşar, öper veya seyrederler. Bazı fetişistler ise cinsel ilişki esnasında uyarılma amaçlı eşlerinin bu kıyafetlerini giymelerini isterler. Fetişistler bu isteklerine karşı koyamazlar, yoğun bir şekilde isteklerini karşılama isteği duyarlar. 
Fetişizm Oidepus kompleksinin sapkın deneyimler yardımıyla aşılmasından ileri gelir. Fetiş daha erken dönemlerde örneğin çocukluk döneminde belirlenmiştir. Buna rağmen genellikle ergenlik döneminde başlamaktadır. Kompleks, erkek çocuk için annenin babaya ait olduğunun kabul edilmesiyle sona ermektedir. Sonrasında erkek çocuk, gizillik dönemi (latans) boyunca babayla özdeşleşir ve süperego denilen bir yapıyı kurar. Oidipal aşamayı doğal yollarla geride bırakan ve gizillik döneminden sonra ergenlik aşamasına geçen çocuğun cinsel konumu ise fallik-fallustur. Bu, babanın tamamlanmış fallusunun içselleştirilmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca kişinin fetişist kategorisine girebilmesi için nesnelere karşı duygusunun yoğun olması ve en az 6 ay sürmesi gerekmektedir. Fetişizmde kişinin bu belirtilere sahip olması ve bu durumdan yoğun bir sıkıntı duyması gerekmektedir. 

Çok duyduğum ve elbette var olduğunu bildiğim bir durum olmasına rağmen, benden farklı şeyler yaşayan birinin bu sıcak ve samimi itirafları beni etkilemişti.
Ne demek lazım bilemedim bu duruma...


N.ÖRS
Nisan 2013